Mide Kanseri

Mide kanseri, midenin iç yüzeyini döşeyen hücrelerden gelişen bir kanser türüdür ve dünya genelinde önemli bir sağlık sorunudur. Erken dönemde belirti vermeyen bu hastalık, genellikle ileri evrede tanı alır. Tedavide en etkili yöntemlerden biri cerrahidir. Mide kanserinin cerrahi tedavisinde kullanılan iki ana yöntem, açık cerrahi ve laparoskopik cerrahidir. Her iki yöntemin de avantajları, dezavantajları ve uygulanma süreçleri vardır.


Mide Kanserinde Cerrahi Tedavinin Önemi

Mide kanserinin tedavisinde cerrahi, hastalığın tamamen iyileşme şansı sunan tek yöntemdir. Cerrahinin temel amacı, kanserli dokuları ve gerektiğinde çevresindeki lenf düğümlerini çıkararak hastalığın vücuttan uzaklaştırılmasıdır. Cerrahi tedavi genellikle aşağıdaki durumlarda önerilir:

Kanser midenin dışına yayılmamışsa (lokalize kanser).

Hastanın genel sağlık durumu cerrahi müdahaleye uygun ise.

Ameliyat sonrası onkolojik tedavi (kemoterapi/radyoterapi) ile kombine bir tedavi planı oluşturulabiliyorsa.

Mide kanserinin cerrahi tedavisinde iki ana işlem öne çıkar:

1. Subtotal Gastrektomi: Kanser midenin belirli bir bölgesindeyse, yalnızca bu kısmın çıkarıldığı cerrahi işlemdir.

2. Total Gastrektomi: Kanser tüm mideyi etkiliyorsa, midenin tamamının çıkarıldığı bir cerrahidir.


Her iki işlemde de mideyi besleyen lenf düğümleri çıkarılarak hastalığın yayılma riski en aza indirilir.

Açık Cerrahi

Açık cerrahi, geleneksel bir yöntem olup mide kanseri tedavisinde uzun yıllardır uygulanmaktadır. Bu yöntemle cerrah, karında büyük bir kesi yaparak mideye ve çevre dokulara erişir. Açık cerrahi, özellikle ileri evre mide kanserlerinde veya büyük tümörlerde tercih edilir.

Avantajları:

Cerrahın tüm operasyon sahasını doğrudan görebilmesi, özellikle karmaşık vakalarda avantaj sağlar.

Büyük tümörlerde ve midenin çevre dokulara yayıldığı durumlarda daha kapsamlı bir yaklaşım sunar.

Teknik olarak daha kolay uygulanabilir ve her tür hastanede yapılabilir.

Dezavantajları:

Daha büyük bir kesi yapılması nedeniyle iyileşme süresi daha uzundur.

Ameliyat sonrası ağrı daha fazla olabilir.

Hastanede kalış süresi genellikle daha uzundur.

Daha büyük yara izi bırakır.

Laparoskopik Cerrahi

Laparoskopik cerrahi, minimal invaziv bir yöntemdir ve mide kanserinin cerrahi tedavisinde giderek yaygınlaşmaktadır. Bu yöntemde, cerrah karında birkaç küçük kesi yapar ve içeriye bir kamera (laparoskop) ile ince cerrahi aletler yerleştirir. Kamera, cerrahın mideyi büyütülmüş bir görüntüyle ekrandan görmesine olanak tanır.

Avantajları:

Daha küçük kesiler sayesinde ameliyat sonrası ağrı daha azdır.

İyileşme süresi daha hızlıdır.

Hastanede kalış süresi genellikle daha kısadır.

Daha küçük yara izleri bırakır, bu da estetik açıdan avantajlıdır.

Kan kaybı daha az olabilir.

Dezavantajları:

Teknik olarak daha karmaşıktır ve deneyimli bir cerrah gerektirir.

Büyük tümörlerde veya ileri evre kanserlerde her zaman uygulanamayabilir.

Bazı durumlarda operasyon süresi daha uzun olabilir.


Laparoskopik cerrahi genellikle erken evre mide kanserlerinde veya tümörün küçük olduğu durumlarda tercih edilir. Ancak günümüzde ileri cerrahi teknikler sayesinde daha ileri evrelerde de uygulanabilir hale gelmiştir.

Cerrahi Öncesi Süreç

Cerrahi müdahale öncesi detaylı bir değerlendirme yapılır. Bu süreçte:

1. Tanı ve Evreleme: Endoskopi, biyopsi ve görüntüleme yöntemleri (BT, MR, PET-CT) kullanılarak kanserin yayılım durumu değerlendirilir.

2. Genel Sağlık Durumunun Değerlendirilmesi: Hastanın kalp, akciğer ve diğer organ fonksiyonları kontrol edilir.

3. Beslenme Danışmanlığı: Cerrahiden önce ve sonra beslenme büyük önem taşır. Diyetisyen desteği sağlanır.

4. Onkolojik Tedavi Planı: Cerrahi öncesi veya sonrası kemoterapi/radyoterapi planlanabilir.

Cerrahi müdahale öncesinde, hastalara işlemle ilgili ayrıntılı bilgi verilir ve onayları alınır.

Cerrahi Sonrası Süreç

Mide kanseri cerrahisinden sonra iyileşme süreci ve yaşam tarzı değişiklikleri oldukça önemlidir:

Hastanede Kalış: Açık cerrahide genellikle 7-10 gün, laparoskopik cerrahide ise 3-5 gün hastanede kalınır.

Beslenme Değişiklikleri: Ameliyat sonrası sıvı diyetle başlanır ve zamanla yumuşak gıdalara geçilir. Uzun vadede küçük porsiyonlar ve sık öğünler önerilir.

Vitamin ve Mineral Takviyesi: Özellikle total gastrektomi sonrası vitamin (B12, D vitamini) ve mineral (demir, kalsiyum) takviyeleri gerekebilir.

Fiziksel Aktivite: Ameliyattan sonra hafif egzersizlere başlanabilir. Tam iyileşme genellikle 4-6 hafta sürer.

Düzenli Kontroller: Ameliyat sonrası düzenli takiplerle hastalığın nüksetme riski izlenir.

Sık Sorulan Sorular

1. Açık cerrahi mi, laparoskopik cerrahi mi daha iyi?

Hangi yöntemin sizin için daha uygun olduğuna, tümörün evresi, boyutu ve genel sağlık durumunuz değerlendirilerek karar verilir. Erken evre kanserlerde laparoskopik cerrahi genellikle tercih edilirken, ileri evrelerde açık cerrahi daha uygun olabilir.

2. Ameliyat sonrası tekrar kanser gelişebilir mi?

Cerrahi sonrası düzenli takip ve gerekli onkolojik tedaviler ile nüks riski en aza indirilir. Ancak bu risk, kanserin evresine bağlı olarak değişiklik gösterebilir.

3. Ameliyat sonrası nasıl bir yaşam beni bekliyor?

Cerrahiden sonra düzenli ve sağlıklı bir beslenme alışkanlığı edinmek önemlidir. Ayrıca kilo kaybı ve vitamin eksikliklerini önlemek için diyetisyen desteği alınmalıdır.

4. Ameliyat sırasında midenin tamamı alınırsa ne olur?

Total gastrektomi durumunda, yemek borusu doğrudan ince bağırsağa bağlanır. Bu, sindirimi etkiler, ancak uygun diyet ve takviyelerle yaşam kalitesi korunabilir.

Sonuç

Mide kanseri cerrahisinde açık ve laparoskopik yöntemler, hastanın durumuna ve kanserin evresine göre seçilir. Her iki yöntem de deneyimli bir cerrah tarafından uygulandığında etkili ve güvenlidir. Ameliyat sonrası süreçte hastanın uyumu ve düzenli takip, tedavi başarısını artırır.